30 Nisan 2014 Çarşamba



Unutmayın :

Baharda kışı, kışın da baharı özler insan. Ne uzaksa onu özler.. Kavuşmak şart mı ? 

Boşver!.. ''Bazı şeyler yokken güzel''..



"Uzun uzun susuyoruz sözün kıyılarında

Hangi kapıyı aralasak bir uzaklık esiyor..."



''Bir eşi olmalı insanın !.. 
Rüzgar onun kokusunu getirmeli, yağmur onun sesini, 

Akşam onu görecek diye pırpır etmeli yüreği, 

Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, 

Eve dönerken cennetten köşe almışcasına sevdiği, 

Sakındığı, bakmaya kıyamadığı her bir hücresinden aşkın fışkırdığı, çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı İnsanın..! 

Ben seni ölene dek seveceğim boş laf ; Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim demeli...''


''Herkesin öyle bir hikayesi yok muydu?
 Başlayıp da bitiremediği. 
Çünkü kimsenin dinlemediği.
 İçine atmak diye bir şey varken, anlatmaya ne gerek vardı?''


           İnsanları sevemeyeceğimi anlayınca uzaklara gittim,
kimse beni bulamasın diye…
Onlar da beni ciddiye aldılar.
Gelmediler.

28 Nisan 2014 Pazartesi


İnsanlar vardır,
Gelip geçerler hayatlarımızdan
Kimi depremlerle gider,
Kimi fırtınalarla…
Ben kalanlardan yanayım.
Gitmeyenlerin sadakatini ve sabrını severim,…
Sarılıp bırakmayanların sıcaklığını…


"Senden vazgeçtim, başın göğe ersin… 

Benim sevdiğim şeyleri yapmak zorunda değilsin artık. İstediğin saatte gidebilirsin evine, dilediğinle vakit geçirebilirsin. İstersen hiç gitmeyip sokakta sabahla, bana ne? 
Ben seni özlemekten de, merak etmekten de, beklemekten de, sevmekten de yoruldum… 


Kendine yeni bir kahraman bul, ben sana çoktan tarih oldum… 
Senli hayal kurmayı bıraktım, fotoğraflarını yaktım, eşyalarını attım… 

Belki sandığım kadar kolay olmadı ama artık kabullendim. 

Yalnızca senden değil, içinde sen olan her şeyden vazgeçtim…"

Öyle bir hayat yaşıyorum ki ,
Cenneti de gördüm, cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de
Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki " söz ver kendine "

Denizleri seviyorsan,
dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan,
önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,
düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan,
yalnızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundandı
Anladım.

''Olsun istersin…
Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.

Aşktır; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı
gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin…

Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde.
İştir ; sabahlarsın, “olsun” diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin…

Dosttur ; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi “O’na” ayırmaya çalışırsın…

Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın… Bakarsın ki her şey başladığın gibi!
Olmuyorsa, olmuyordur!

Gönlün rahat mı?
Elinden geleni yaptın mı?
Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın…''


Üzülüyorsun ; Takma, diyorlar.
Kızıyorsun ; Değmez, diyorlar.

Boşveriyorsun ; Gamsız, diyorlar.
Susuyorsun ; İki çift laf et, diyorlar.

Konuşuyorsun ; Muhatap olma, diyorlar.
Çekip gidiyorsun ; Mücadele et, diyorlar.

Alttan alıyorsun ; Tepene çıkardın, diyorlar.
Bağırıyorsun ; Sakin ol, diyorlar.

Aklı başında davranıyorsun ; Bu kadar uslu olunmaz, diyorlar.
Dikine gidiyorsun ; Yaşına başına yakışmaz, diyorlar.

Ölünce ne diyecekler ?..
Muhtemelen ; Ölüm sana yakışmadı.

Ee normal tabii, dirimizi beğenmediler ki,
Ölümüzü beğensinler..!



Merhaba sevdiğim ben o sevmediğin...!

Nasılsın bugün hiç özlemedin mi beni?
Bugünde mi geçmedim aklının kıyılarından?
Hiç mi aklına gelmedi gözlerim, saçlarım...
 Sabah kalktığında benden gelen bir mesaj aramadın mı?
Hiç mi gözlerin geçmişe dalmadı . . .
Hatırlatmadı mı beni sana hiçbiri ?
Doğru söyle kokuma benzer bir koku da gelmedi burnuna?

Özleminle yanıyor içim bilmeni isterim !


               Birinin sesine en muhtaç olduğun anda gelmiyorsa beklediğin o telefon; 
Merhem olmuyorsa kendi açtığı yaraya, 
Kaçıyorsa uykun, huzurun... 
Unut gitsin onu, ne ah et ne de beddua!
De ki: 'Allah'ımdan bulsun...

27 Nisan 2014 Pazar


Hoşlandığın kadına papatyalar vermelisin hatta vermesende olur
"şu topraklarda bir yerlerde senin için yaşayan papatyalar var" desen yeter.
İşte o papatyalar nasıl yerinde güzelse sende benim yanımda öyle güzelsin.
Bizi koparmasınlar.


Sevmek,merhametli insana yakışıyor...
Defalarca kırdığın kalbin şifası yok 

Seviyorsan zaten incitmeyeceksin.
Sevmiyorsan da incitme.

Hiçbir zaman hissettiklerimle başa çıkmayı başaramadım. 
Nasıl yapacağım konusunda hiçbir fikrim olmadı. 
Özlerdim,susardım. Seviyordum,susardım. Öfkelenirdim,susardım. 
Tepki gösteremiyordum. Ara sıra da ağlardım ki yeni baştan özleyeyim,yeni baştan seveyim,yeni baştan kızayım... 
Ağlamak arınmak gibiydi benim için. Hissettiklerimden değil ama... 
Kötüsü; Hissettiklerimi unutturmazdı,sadece kirini pasını alırdı. 
Dolmuş olan sürahiyi boşaltıyorsun ama musluğu açık bırakıyorsun,onun gibi. 
Sürahi tekrar doluyor çünkü musluk tam tepesinde... 
Susmakla halletmeye çalışıyorum. 
Belki de yolunu bulmuşumdur,susmak benim kalbimle başa çıkma yöntemimdir. 


Yaşadıklarını hissettiklerini koşa koşa gidip anlatmak istediğin tek bir dostun olduğunda,anlatmaya başladığında karşında hevesle dinleyen bir yüz görmeyi bekliyorsun.
 Ara sıra cevap versin,onaylasın,yanlış yapıyorsun desin,gülsün,öfkelensin. Herhangi bir tepki bekliyorsun.
 Çünkü o senin tek sığınağın. Kendini en iyi hissettiğin yer,onun yanı. Sorun şu ki,sen onun için hiçbir şey ifade etmiyorsun. Sıradan biri,tanıştığı biri. O kadar.


Gülü diktin bakacaksın ilgi göstereceksin
Bugün gülü diktim ne hali varsa görsün

Yarın canım begonya çekti yok. 
Yok öyle bir dünya. 

Hakkını vereceksin sevmenin.


İmkansızlıkları yaşamak mıdır sevmek,
Yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?
Zor mudur gözlerine bakarken sevgiyi görmek,
Yoksa sevgi midir gözlerindeki tek gerçek?
Kolay mıdır bir anda vazgeçip gitmek
......
Yoksa gitmekten vazgeçip, sevmek mi gerek?

Hayatına girerken farklı sandığın kişinin
Aslında diğerleri gibi olduğunu terkedilince anlarsın.
Anlarsın ki aslında kimsenin, farkı yok kimseden.
Sadece biri daha iyi yalan söyler,
Biri daha iyi oynar oyununu.
Hepsi bu !

"Bazılarına bir kadın yetmiyor, ne beşi ne de onu.
Bazılarına ise hayat yetmiyor, bir kadını doyasıya sevebilmek için."

Fazla ısrar etmeyeceksin. 

Elinden geleni hakkıyla yapıp, bekleyeceksin.
 
İnat iyidir ama kıvamında. 


Vazgeçeceğin noktayı çok iyi bileceksin...

Severken kış aylarında bile ondan soğuyamazsın,
 oysa şartlar uygun, üşüyorsun ve tek yapacağın şey vazgeçmek. 



İstediğin kadar üşü, o yanar bir yerlerde.

Hani şarkıda söylüyor ya: ‘’Bu yanan yüreğime, dağların karı yetmez.’’ 

Sen yanarak sönebilir misin ya da sönmeyi bir yana bırak, yeni sorular sor kendine:

‘’Dönebilir misin?’’

26 Nisan 2014 Cumartesi



…biz çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz…

…bir gün çay içelim seninle, çaylar benden manzara senden olsun…

…her gülümseyişin de tüm ülkeye çay ısmarlayayım, seninleyken bir yudum çay zenginleştirilmiş uranyum gibi enerji veriyor bana…


Düşün...

Kim üzebilir seni senden başka?

kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?

kim mutlu edebilir seni sen hazır değilsen...

kim yıkar yıpratır sen izin vermezsen?

kim sever seni sen kendini sevmezsen?

her şey sende başlar sende biter

yeter ki yürekli ol tükenme,tüketme

ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz...



Boşver yüreğim,Gidelim....

Değmez...

Sevdiğine de, sövdüğüne de...

Eskisi kadar özlemiyorum seni 
Ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda.. 
Adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor.. 
Yokluğunun takvimini tutmuyorum artık. 
Biraz yorgunum..Biraz kırgın..Biraz da kirletti sensizlik beni ! 
Nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama 
“İyiyimler” yamaladım dilime. 
Tedirginim aslında,seni unutuyor olmak, 
Hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni.. 
Gel diye beklemiyorum artık,Hatta istemiyorum gelmeni.. 
Nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde. 
Arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum.
Benim derdim yeter bana banane ! 
Alıştım mı yokluğuna ? Vaz mı geçiyorum, varlığından ? 
Tedirginim aslında,
Ya başkasını seversem ? 
İnan o zaman seni hayatım boyunca affetmem..



Yürüyüp geçeceksin, hep yürüyüp geçeceksin

Ben öyle yaptım. Hep yürüdüm.

Herkesin her şeyi anlamasını bekleyemezsin. 

Sen yürüyüp gideceksin. 

Anlayan anlayacak, anlamayan anlamayacak;

 dünyanın hepsine yetişemezsin ki! Bilirsin ben iyi 

yürürüm.



Ve bölünür hayatınız kör bir bıçağın ucuyla tam orta yerinden ikiye;

 senden önce, senden sonra...



Babamın küçük kızıydım ben !
Elimden tutup bakkala götürdüğü şeker alıp mutlu ettiği küçük kızı.
Küçücük bir kızdım ben kanayan dizleri olan
Pembe pembe elbiseler içinde saçı iki yana örülüp prenses ilan edilen.
Yetmedi bana bu mutluluk büyümek istedim.
Ve bir gün geldi büyüdüm.
Babam artık elimden tutmuyor şekerle alınacak bi gönlüm bile yok .
İnsan kanayan dizlerini özler mi.?!
Ben özledim..


Aslında düşünmeye bile gerek yok...

Ben kendimi biliyorsam; Kendini bilmezlerin hakkımda 

söylediklerinin ne önemi olabilir ki?

Gönlüm dilime, dilim gönlüme dargın bu aralar..
Gönlüm duygularını anlatamayacagı ıçin kızarken dilime;
dilim anlatamayacagı şeyleri düşündüğü ıçin kızıyor gönlüme..



"İnsanlara ne kadar değer veriyorsan

o kadar tepene biniyorlar. 

Özellikle

verdiğin değeri onlara belli

ettiğinde.."
Sevmelerden vazgeçti yüreğim !

Darbelerine yenik düştü gidenlerin... 
Oysa her gidiş bir ''kendine iyi bak'' bıraktı geriye, 
gidişlerle bakılmıyormuş be kendine...
Hiçbir elveda da, veda olmuyor nedense... Ne kendine veda edebiliyorsun gidenin ardından, ne de iyi bakıyorsun söylenen aptalca bi cümleye nazaran..

Şimdi mi?
Ne görüyorum, ne biliyorum, ne duyuyorum..
Üç maymunu güzel oynuyorum..


Artık ne HOŞGELDİN diyebileceğim bir gelene, ne de KENDİNE İYİ BAK deyip gidicek bir gidene yer var içimde....

KAPALIYIM artık BİTMEYECEK TADİLAT nedeniyle ...
En güçlü kadınları bile, Kırılgan ve savunmasızdır.
Çabuk ağlatabilirsin bir kadını.. Ama bu sana olan aşkının alevini de çabuk söndürmen demektir.
Bir kadın senin için kaç kez ağladıysa senden o kadar uzaklaşmıştır aslında.
Bir kadına herşeyi unutturabilirsin, ama neden ağladığını ve o'nu kimin ağlattığını asla !
Bir kadın erkeğe binlerce şans verir. Söylediğiniz yalanları bilir, çoğunu belli etmez. Kadınların erkekleri köşeye sıkıştırma derdi yoktur. Ki zaten bundan hoşlanmazlar.
Biriktiren ve kusan varlıklardır.

Bir kadın için vazgeçilmez olmanın tek yolu güvendiği adam olmaktır... İçine şüphe düştüğü an aşkı mum gibi erimeye başlar.
Bir kadın, bir erkek tarafından sahiplenilmeye ve korunmaya ihtiyaç duyarlar..
Erkeğinin omzunun yalnız o'nun başına ait olduğundan emin olmak isterler..
Bana bu dünyanın en fikayakalı şeyi sorulursa ;"Kadınına sadık ve sahip olabilmiş erkekler" derim.. 
Kadınını ağlatmamış, Gözlerinde kadınının aşkına ihanet etmişliğin lekesi olmadığından, kadının yüzüne gururla ve kendinden emin bakmış birisi...

24 Nisan 2014 Perşembe



Seni özlemeyi en çok ben bilirim.
Hiç yakınmadım seni özlemekten.
Üstelik sana kavuşamama ihtimali,işlenmemiş
soğuk bir taş gibi önümde dikilip dururken.
Sana dokunamamak yüreğimi 
böylesine acıtırken...
Bil ki,ben yüreğimi kanatan bu acıya inat,
dokunmadan tenine saatlerce sevebilirim seni.
YOKSUN 
Şimdi yorgun yüreğim...
Bunca çabaya rağmen o mutluluk gülüşünü
yüzünde göremediğim için yorgun.
Cesaretsizliğinle,umursamazlığınla,
aşka burun kıvırmanla yorgun.
Bu yüzden daha fazla kaldıramayacak seni.
Daha fazla yaşamayacak bu umutsuz aşkı.
Yüreğim seni bu aşkın en zayıf halkası seçti...
                                                     Güle Güle.


 Her şeyi zaman varken yapmak gerek. Geciktirilmiş sözler, askıya alınmış hayaller, ertelenmiş itiraflar, gerçekleştirilmeyen buluşmalar; bir gün hepsi size pişmanlık olarak geri dönmeden önce, henüz vakit varken zamanında yapmalıyız herşeyi.

Zaten ölümlü dünya doyasıya hayatı yaşamalı,sevdiklerimize "seni seviyorum" kelimesini söylemekten
kaçınmamalıyız.
Ne kaybedebilirsin ki sonradan pişman olmaktansa haydi gururunu yen ve söyle.
Hayat gururunu bekleyecek kadar uzun değil.


Önceden olsa "bırak gitsin, aşk tek kişilik" derdim..
"Kimi sevdiğin önemli değil, önemli olan sevme becerin" derdim..
Artık öğrendim ki; kimi sevdiğin önemliymiş..
Uzun yolu göze alamayana kelebek olunmazmış..
Nefesi yetmeyenle dipte hazine aranmazmış..
Aşkın ibadetini bilmeyene bayram bağışlanmazmış.!!!